Hızır Dokunsun Dualarına – Mustafa Kaya
İslam Kitapları / 11 Eylül 2019

“Allah, dualarınızı kabul ediyorsa; bu sizin imanınızı arttırır. Geciktiriyorsa; sabrınızı arttırır. Eğer kabul etmiyorsa; biliniz ki sizin için hazırladığı daha güzel şeyler vardır. Unutmayın ki; Rabbim ihmal değil imtihan eder.” diyorlar ve sen de inanıp kendini bu sözlerle teselli ediyorsun ya, peki başka bir ihtimal daha gelmiyor mu aklına? Ya sen dua etmesini bilmiyorsan!!! “Ey gönül istedik de vermedi deme. İstemeyi bilmedin bari yalan söyleme.” – Mevlana Celaleddin-i Rumi Dua etmeyi, duanın sistemini, senin en büyük gizemin olan Su’yun sırrını ve en büyük hazinen Besmele’nin sırrını bilseydin hayatın böyle olmayacaktı. “İsteyin vereyim.” diyen Allah, senin istediklerini vermez mi sanıyorsun? Dua ve Kader sistemi bildiğin gibi değil.

Mukaddime (2 Cilt Takım) – İbn-i Haldun
İslam Kitapları / 5 Eylül 2019

İslâm bilimlerinin bütün dallarından, tabiî ve sosyal bilimlere kadar, çağına ulaşan her konuda önemli tahlillerde bulunmuş, “Tarih Felsefesi”nin ve “İktisat Bilimi”nin kurucusu olarak kabul edilmiş. Ayrıca insanlık tarihinin ilk sosyoloğu özelliğini kazanmıştır. Sosyoloji ilminin birçok temel prensiplerini Batılı bilim adamlarından yüzlerce yıl önce ortaya koyan İbn Haldun, tarih, siyaset teorisi ve sosyal psikoloji alanlarında İtalyan Vico ve Makyavelli’ye, sosyal düzenin genel esaslarında Montesquieu’ya, tarih felsefesi sahasında Rousseau ve Auguste Comte’a, devletlerin çöküşü ilkesinde İngiliz tarihçi Edward Gibban’a, pedagoji dalında ise William James ve Herbert Spencer’e ışık tutan metotlar belirlemiştir. İbn Haldun’u okumadan felsefeyi, tarihi, devlet yönetim biçimini, en önemlisi İslâm’ın ne getirdiğini anlayamayız.

İbrahim Peygamber – Muazzez İlmiye Çığ
İslam Kitapları / 3 Eylül 2019

Sumerolog Muazzez İlmiye Çığ, bu kitabında, Tevrat, İncil ve Kur’an’da geçen ‘İbrahim Peygamber’ konusunu ele almaktadır. Yazar, konuyu arkeolojik buluntular, çiviyazılı kaynaklar ve Mısır-Kumran metinleri ışığında ve birbiriyle karşılaştırarak incelemektedir. Kitapta yanıt aranan sorulardan bazıları şunlardır: İbrahim Peygamber kimdir? Neden ve nasıl Yahudilerin, Hıristiyanların, sonra da Müslümanların atası olmuştur? Kendisi, çocukları ve torunları hakkında Tevrat’tan önce ne gibi kaynaklar vardır? Sumerlilerle bir ilgileri var mıdır?.. Muazzez İlmiye Çığ, bu önemli çalışmasında, ‘İbrahim Peygamber’in özellikle Sumerlilerle ve onların etkilemiş oldukları kültürlerle bağını incelemektedir.

El Vedud – Tuğçe Işınsu
İslam Kitapları / 3 Eylül 2019

Allah’ın adıyla, Allah aşkına yaptığın her şey sana misliyle geri döner. Senin çok istediğin bir şey var ve bunu yaşamına çekmen için şimdi bu boyutun ötesini keşfetmen gerek… Bu kitaptaki tüm dualar, uygulamalar, ritüller ve yollar seni dileğine yaklaştırsın Allah’ın izniyle. Amin “Size ulaşan her nimet Allah’tandır.” Nahl Suresi/53 Belki tüm kapılar kilitliydiAma biz yine de çok umutluydukÇünkü biz Allah’tan istemiştik. “Kullarım, sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben muhakkak onlara pek yakınım. Beni çağırdığı, bana dua ettiği anda, dua edenin duasına cevap veririm.” Bakara Suresi/186. Ayet Değerli Dostum, Bu kitapta sana ışık tutacak yollar var. Dualar, ritüeller, uygulamalar, ışık olacak yöntemler… Arınma yollarından aşka, şifa dualarından seni derinleştirecek formüllere, bereket çalışmalarından doğru enerjilere yaşamını kolaylaştıracak, seni frekans olarak yükseltecek yolları denediğinde, kapıları açmanı umuyorum. Her sayfasıyla bir adım atacağın, bir dönüşüm elde edeceğin, dileğine seni yaklaştıracak bir kitap olsun dilerim (ve öyle de oldu). Kitaptaki gül kokusu senin ilhamın olsun bu yolda, senin için hazırladığım bu kitap senin dönüşümün olsun. Dileğini tutup duanı oku, elindeki şifa enerjisini aç ve hazır olduğunda kitapta bir sayfada dur elinle. Niyet et. O gün, o senin sayfandır… Kalbine Allah’ı koy ve unutma: O sana şah damarından da yakın. Dua ve Sevgiyle… Bir adını verdikÇünkü O’ndanBaşka bir şey…

Hz. Muhammed (S.A.V.) İçin Bülbülün Kırk Şarkısı – İskender Pala
İslam Kitapları / 2 Eylül 2019

Gönüllere şifa bir hayat hikayesi: Hazret-i Muhammed… Selamlar ki, şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki, aşıkların avazı kadar yanıktır, elbette onadır. Övgüler ki, özlem sözlerince füzun ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep ona, hep onadır. O ki güldür, o ki sevgilidir, bütün mecburiyetler onadır. Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler, bir melek adını andı onun. Sözcükler henüz yetim, sevgiler hançer sokumlarına mahkumdu. Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor; babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu. Cinnet karargahına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu, yalnızca masum oldukları için… Zaman öyle bir zaman, mekan öyle bir mekandı… Ebabiller kara yere kararken Ebrehe’nin fillerini, gonca ana rahminde yetim kalıverdi. Kabe’nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa, çığlık çığlığa… Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı: “Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaş…” Avizesi cevza, ışığı dolunay idi gecenin… Yaklaşmakta olan, bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Bir bülbül gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı. Anlatıyordu: Zaman o gül gibi gül görmedi zaman olalı…

Çöle İnen Nur : 39 – Necip Fazıl Bütün Eserleri – Necip Fazıl Kısakürek
İslam Kitapları / 1 Eylül 2019

Tefsir, hadis, siyer ve nakil olarak en emin kaynaklardan devşirili ve kaynaklarını tek tek göstermek tasasından uzak bu eser, “Başlangıç” yazısında da belirtildiği gibi, sadece iman sahiplerine hitap edici, hiçbir akli teftiş, tespit ve ispat gayretine düşmeyici, mutlak “doğru” üzerine hissi ve teessüri bir çatı kurucu ve eğer bir kıymeti varsa onu bu noktada toplayıcı bir denemedir; ve akla verdiği pay, onu bazı noktalarda yine akılla iptal etmekten ibarettir. Bu bir ilim değil, san’at eseridir ve ilmin içini ve dışını tahkik selahiyetinde olmadığı mukaddes kapıya, ancak, inanmış ve teslim olmuş san’at tavriyle sokulmaktan başka çare yoktur.

Misafir-sin I: İşaret 5 – Deniz Erten
İslam Kitapları / 1 Eylül 2019

“Misafir” kelimesi çok ilginçtir mesela… “Tefsir, sefer ve misafir” kelimeleri, hepsi birbiriyle bağlantılıdır. “Kuran’ı tefsir ediyorum,” demek aslında “dünyadaki misafirliğimin anlamını yani marifeti öğrenmeye çalışıyorum,” demektir. Marifet, kendini ve Yaradanını bilmeye, tanımaya gayret göstermektir. Kainat “büyük insan” olduğu için onda sizin içsel yolculuğunuzun izdüşümü bulunur. Bu sebeple “Şu ayet ne diyor? Bunun anlamı ne?” diye o kitap bu kitap gezmeden önce “tefsir” ne demek anlamanız lazım… Tefsir “perdeyi kaldırmak” demektir ve “sefer” kelimesiyle bağlantılıdır. Kuran senin sana yolculuğunu anlatır; algıların üzerindeki örtüleri kaldırarak “öz”üne varma seferini… Bu, enfüsünde, içsel aleminde gerçekleşen tefsirdir. Bilim ise dış alemde, afakta ayetlerin üzerinde bulunan perdeleri kaldırmayı sağlayarak kainat kitabını tefsir etme görevindedir. Fark etseniz de etmeseniz de dünyanızı dinler ve inançlar yönetiyor. Buna rağmen siz dine alerji geliştirmişsiniz! “Misafir” kelimesiyle aynı kökten gelen “sefer” kelimesi dünyada bir yolculukta olduğunuzu işaret eder. Dünya bir köprü, hayat bir yolculuktur. Sen kendindeki Rabbine yapacağın seferde; kendine ve Yaradanına ait hakikatlerin içinden geçerken, o hakikatlerin üzerini kapatan örtüler teker teker kalkmaya başlar. Bu da senin farkındalığına sunulan her yeni bilgiyle bilinç ekranından bir perdenin daha kalkması demektir. Seferdesin… Allah’ın ilim sofrasında Misafir-Sin…

Şehvetiye Tarikatı – İsmail Saymaz
İslam Kitapları / 31 Ağustos 2019

Şehvetiye Tarikatı Günümüzde Türkiye’de otuz tarikat silsilesinin ve bunlara bağlı dört yüz civarında kolun, sekiz yüz civarında medresenin faaliyette olduğu tahmin ediliyor. Çoğu holdinge dönüşen tarikatlar büyük bir ekonomik sektör oluşturuyor. Hızla gelişen her sektörde olduğu gibi, bu alanda da kayıt dışı ve merdivenaltı ekonomi gelişiyor. Bireyin kurtuluşunun cemaat yoluyla gerçekleşeceğine dair güçlü bir inanç aşılanıyor. Merdivenaltı tarikat ve cemaatler, geleneksel tarikatların yöntem ve söylemlerini taklit ederken, bilgi kaynağı olarak ilham ve rüyaya, kanıt olarak hurafe, rivayet, keramet ve hikâyelere başvuruyorlar. Müritler, çeşitli yöntemlerle ikna edilerek, ağırlıklı olarak ekonomik ve cinsel istismara maruz kalıyorlar. İsmail Saymaz, ilkokul mezunu, Arapça ve Kur’an bilmeyen, hatta namaz ve oruç gibi ibadetleri yerine getirmeyen, bazılarının yüzlerce müridi olan, haklarında dava açılmış altı sahte şeyh vakasını inceliyor. Bir kısmının Kur’an kursu da işlettiği, tekke sahibi olduğu bu şeyhler, şehvet ile servet edinme arzusunun iç içe geçtiği bir dünyada, yüzlerce kadın ve erkeğin iradesini teslim alıyorlar. Haklarında şikâyet veya ihbarda bulunulmadıkça, faaliyetlerini yıllarca sürdürebiliyorlar. Esas olarak, devlet tarafından “gerçek şeyhlere” tanınmış resmî hoşgörüden, koruma zırhından ve dokunulmazlıktan yararlanıyorlar. Şehvetiye Tarikatı, kısa yoldan servet edinme hırsının ve bastırılmış cinsel arzuların dinî inançlar temelinde kışkırtılıp, kullanıldığı bir dünyaya ışık tutuyor.

Kıyam-et U: İşaret 1 – Deniz Erten
İslam Kitapları / 31 Ağustos 2019

İnsan… İnsan arayış demektir. Yolcu demektir… “Çokluğunu” bulmak için “yokluğunu” arar bu hayat yolculuğunda… Ve o, tüm hayatı boyunca hayallerini dışarıda zannederken karşılaştığı acılarda da aldığı yaralarda da başka bir istikamete değil aslında hakiki kendine, “öz”üne yolculuk ettiğini fark eder bir gün. Hayallerinin, özlemlerinin ve herkesin peşinde olduğu Kafdağı’nın ardındaki o meşhur “hazine”nin izini sürerken, aslında aşılması gereken tek Kafdağı’nın kendi nefsi olduğunu fark eder. İşte bu yolda ilerlerken insan, onu bekleyen Hazinenin Sahibinin, ona “kelam”ıyla, “elçi”leriyle İşaretler bıraktığını görmeye başlar. Ve her şeyin onun için çok önceden büyük bir sevgi ve şefkatle hazırlanmış ve düşünülmüş olduğunu… Eğer ki inşa ettikleriniz sarsılıyorsa… Eğer ki hayatınızdan vazgeçilmez sandıklarınız uzaklaşıyor, kayıp sandıklarınız artıyorsa… Bilin ki aslınıza Hicret’tesiniz; giden herkes ve her şey, sizin Hazinenin Tek Sahibİ Allah’a, kanatlanıp uçmanıza yük olan ağırlıklardır. Bırakın gitsinler… Rüzgâr ve ruh birbirine benzer. Eğer kendinizi O’nun nefesine, ruhuna bırakırsanız O size yeni kanatlar verir ve kanatlarınız altındaki rüzgâr olur. Çünkü O’nun her şeye gücü yeter… Bedenimde nâr Ruhumdaysa yâr var Bana burası yeryüzü diyorlar Oysaki her yer YÂR-yüzü Bilmiyorlar…

Fıtrat Pedagojisi – Hatice Kübra Tongar
İslam Kitapları / 30 Ağustos 2019

Kur’an’ı Kerim’i hayatınızın süsü yapıp duvara mı astınız? Allah’ın yarattığı, farklı fıtratlarla boyadığı ve emanetçiliğinize bıraktığı evlatlarınızın fıtrat programını, yine o fıtratı yazan Kudretin kaleminden okumaktan geri mi duruyorsunuz? 1400 yıl öncesinden parlayan sünnetin düsturlarından haberdar değil misiniz? Modern pedagogların çoğu zaman birbiriyle çelişen sözlerini, hakikatten uzak âdetleri kanun saymayı maharet bilirken, “asıl kanunu” yok saydığınızın farkında mısınız? Öyleyse, satırdan ve sadırdan okuyarak başlayacağınız ebeveynlik yolunun her bir durağında Rabbimizin yardımını dilemenin, Kur’an ayetlerinin yorumlarını ve asrısaadete doğru açılan kapıdan günümüze süzülen menkıbelerle hadisi şerifleri okumanın tam zamanıdır! Nasr ‘yardım’ demektir… Allah’ın kuluna ettiği yardım… Bu kitabın her bir satırı çocuk eğitimine ayet penceresinden bakmaya çalışırken, aynı zamanda bu yolda durmaya çalışan anne-babaların ‘yardım çağrısı’ hükmünde kaleme alındı. Zira Müslüman’ın görevi bilmek ve ifa etmektir ama hem bilmek hem ifa edebilecek iradeyi gösterebilmek ancak yüceler yücesi Allah’ın yardımıyla mümkün olabilir.